HaberHiT İş Arama Motoru
İşkur İş İlanları
Kamu Personel Alım İlanları
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ÖZEL GÜVENLİK GERÇEĞİ

ÖZEL GÜVENLİK GERÇEĞİ
31 Mart 2015 tarihinde İstanbul’daki Çağlayan Adliyesinde gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında güvenlik, özellikle de özel güvenlik ciddi bir tartışma konusu haline gelmiştir.
17.05.2017 / 18:01


Öncelikle, hangi şekilde işlenirse işlensin terörü lanetliyor, bu olayda hayatını kaybeden Sn. Savcı Mehmet Selim Kiraz’a Allah’tan rahmet diliyoruz.



Güvenlik insan yaşamı için önemlidir. Bu nedenle de bu ihtiyacın duyulduğu andan itibaren tarihsel süreç içinde çeşitli kurum ve metotlarla güvenlik önlem ve tedbirleri alınmış ve alınmaya devam edecektir. Bu, tüm ülkelerde esas olarak devlet faaliyetleri içinde gerçekleştirilmiş ancak dünyadaki çeşitli gelişmeler doğrultusunda son 200 yıla yakın zamandır özel güvenlik de bu alanda hizmet veren ana unsurlardan biri haline gelmiştir. Başta ABD, Kanada ve Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunda kamu (genel kolluk)-özel güvenlik ilişki ve işbirliği anlayışı içinde de olumlu ve verimli bir ortam içinde sürdürülmektedir.



Günümüzde, çeşitli etkenler altında, dünyanın değişik ülkelerinde adi ve organize suçlarla terör olaylarının artıp, azaldığı gözlenmektedir. İnsan yaşamındaki önemden dolayı da özellikle yukarıda belirtilen bir olay meydana geldikten sonra güvenlik üzerinde tartışma yapılması bir ölçüde doğaldır. Ancak bu yapılırken, olay her yönü ile incelenmeden ve elde sağlam veriler olmadan resmi olsun, özel olsun hiçbir kurum ve kuruluşun şu veya bu şekilde itham edilmemesi gerekir.



Söz konusu olay henüz incelenmekte ve de yargıya intikal ettiğinden de bu aşamada üzerinde şu anda her hangi bir yorum yapmak da uygun değildir. Bu ileride eldeki verilere göre daha serinkanlı ve sağlıklı bir şekilde yapılabilir.



Tartışmalara konu olan özel güvenliğin yeterli ve yetersizliği hususuna gelince; bu konuda çok kapsamlı bir değerlendirme ve analiz yapabilmek için maalesef elde sağlıklı ve somut veriler yoktur. Türkiye’de tüm yurt düzeyinde özel güvenlik uygulamalarının başlaması 2004 yılında çıkartılan 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun yürürlüğe girmesiyle başlamıştır. Bu tarihten itibaren sadece Emniyet Genel Müdürlüğü-Özel Güvenlik Daire Başkanlığı ve Jandarma Komutanlığı-Özel Güvenlik Birimi tarafından tutulan ve resmi web sayfasında yayınlanan bilgilere göre;



1.Özel Güvenlik İzni Alınan Yer,



2.Özel Güvenlik Şirket Sayısı,



3.Özel Güvenlik Eğitim Kurumu Sayısı,



4.Alarm Merkezi Sayısı



5.Özel Güvenlik Görevlisi Sayıları (Sınava giren, sertifika alan, kimlik alan,aktif çalışan)



Dair veriler mevcuttur.



Özel güvenlik uygulanan 70.000’i aşkın yerde, özel güvenlik görevlilerinin müdahale edip genel kolluğa teslim ettiği olay, yakalanan kişi ve suç aleti/buluntu mal ve benzerleri gibi özel güvenlik hizmetlerinin somut göstergesi olan verilerle ilgili herhangi bir bilgi yoktur.



Bu olgu, özel güvenlik hakkında tam olarak değerlendirme yapılmasına imkân vermemektedir. Hal böyle olunca da, çoğu zaman medyaya şu ve bu şekilde, genellikle de olumsuz hallerde yapılan haber ve yorumlarla bir algı oluşmakta/oluşturulmaktadır. Genellikle de özel güvenlik itham edilerek, kendisine haksızlık yapılmaktadır. Bu adil ve doğru değildir.



Şüphesi geçen 11 yıla yakın sürede, gerek emniyet birimlerince yapılan denetimlerde, gerekse meslek temsilcileri tarafından yapılan tespitlerde mevzuattan ve uygulamadan kaynaklanan bazı eksiklikler tespit edilmiş ve bunların giderilmesi için çözüm önerileri yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir. Bu doğrultuda da üzerinde 2 yılı aşkın süredir çalışılan bir yasa değişikliği çalışması vardır. Bunun gerçekleşmesi halinde pek çok sorunun çözülmesi söz konusu olacaktır.



Geçtiğimiz yıl Emniyet Genel Müdürlüğü himayesinde özel güvenlik sektörünün tüm aktörleri; dernek, federasyon, sendikalar ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla yapılan “ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNDE 10.YIL SEMİNERİ” yapılmış, sektör masaya yatırılmıştır.



Bu seminer için Özel Güvenlik Daire Başkanlığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gülcü tarafından hazırlanan “Özel Güvenlikte 5188 sayılı Yasayla 10 Yıl” başlıklı 85 sayfalık kitapçıkta, eldeki resmi verilere dayanılarak özel güvenliğin geniş çaplı bir analizi ve değerlendirilmesi yapılmıştır.



Bu kitapçıkta yukarıdaki paragrafta yer verildiği üzere özel güvenliğin, resmi dille ifade edilirse icraatını/faaliyetlerini somut verilere dayalı bir bilgi ve değerlendirme yoktur. Bu süreçte görev başında vefat eden (şehit olan) özel güvenlikçilere de yer verilmemiştir.



Kitapçığın İkinci Bölümü Sektörün Sorunlarına ayrılmıştır. Bu bölümde Özel Güvenlik Görevlilerinin İşlediği suçlar ile verilen idari ve adli cezalara yer verilmiştir.(Sh.62-73).



Bu listede, “özel güvenlikçilerin görev başında iken korkup kaçtığı ve herhangi bir suç örgütüne katıldığına dair veri ve değerlendirme bulunmamaktadır.



Özel güvenlikte görülen ve gözlemlenen önemli eksikliklerden biri, belki yasa kısmen yeni sayıldığı için, özel güvenlik izni alan yerlerde düzgün bir “Özel Güvenlik Yönetim” kurulup işletilememesi ve de bu yerlerdeki risk ve hassasiyetlere göre özel güvenlik yöneticisi ve görevlilerine bu alanlar için uzmanlık eğitimleri verilmesi öngörülmemiş olmamasıdır.



Hazırlanmakta olan değişiklik taslağında bu yöndeki hükümlere yer verilecektir.



Küreselleşen dünyada, zira ekonomik, turizm ve benzeri faaliyetler yanında, suç ve suçlular da küreselleşmiştir. Bu bağlamda bir meslekle ilgili değerlendirme yapılırken, dünya, en azından üyesi olmaya çalışılan bir birliğe ait ülkelerle kıyaslama yapılması gerekir.



Özel güvenliğin en çok eleştirilen yönü olan eğitim ele alındığında, Avrupa Birliği ülkelerinde zorunlu temel eğitim süresi 40-320 saat arasındadır. Bunun yanında 8-10 alanda 25-100 saat arası alan eğitimleri vardır. Mevcut durumda bizde halen eksik olan bu uzmanlık eğitimleridir. Kimsenin şüphesi olmasın bu konudaki bir yasal düzenlemeden sonra bu eksiklik hızla giderilebilecektir.



Yukarıdaki olay sonrası yapılan çalışmalarda havaalanları 2 konuda örnek gösterilmiştir:



1.Özel Güvenlik görevlilerine temel eğitim sonrası, havaalanı güvenliğiyle ilgili olarak üyesi olunan Uluslar arası Kuruluşla tarafından tüm ülkeler için önerilen alan eğitimi almaları,



2.Alınan güvenlik tedbirlerine istisnasız tüm kullanıcıların uyması.



Şurası bir gerçek ki, güvenliğin %100 sağlanması mümkün değildir. Ancak bilindiği üzere ölüme de çare yoktur, ancak önleyici sağlık hizmetleri uygulanıp ve hasta olunduğunda doktora gidilerek yaşam devam ettirilmektedir.



Güvenliğin layığıyla yapılması için sağlıklı bir “güvenlik bilinci oluşturulması”, “iyi bir “güvenlik yönetim sistemi” oluşturulması ve bu amaçla alınan tedbirlere o kurumda en tepeden en alt kademeye kadar her kesin hiçbir istisna gösterilmeden uygulanması gerekir. Ayrıca, açık ve gizli sürekli denetimlerle de sistemin işleyişinin kontrol edilmesi, tespit edilen eksik ve aksaklıkların hızla giderilmesi gerekir.



31 Marttan bugüne kadar geçen süreçte özel sektör sivil toplum temsilcileri mesleklerine karşı yapılan eleştirileri savunmaya gayret ettiler, ancak bazı noktalarda kendilerinin de yeterli olmadığı ve açıklamalarda ortak bir tutum gösterilmediği gözlenmiştir. Bu eksikliğin de bir şekilde giderilmesi gerekir.



Özel güvenlik, tüm dünyada olduğu üzere önleyici bir görev yapar. Polisin kendi içinde bile özel bir uzmanlık isteyen terör, organize suçlar ve benzeri tür suçlar için mücadele görevi yoktur. Korunacak yerlerde alınan ve ciddi şekilde uygulanan özel güvenlik iyi bir caydırıcılık unsuru olur. Bu yapılırken genel kollukla kurulan iyi bir ilişki ve işbirliği bu caydırılıcılık etkisini artırır. Yasanın özel güvenlik için öngördüğü kamu güvenliği tamamlayıcı unsur da bu anlamdadır.



Mevcut kanuna göre, hiçbir resmi/özel kurum özel güvenlik hizmeti almaya zorunlu değildir. Bu duyulan ihtiyaca ve riske göre talep üzerine gerçekleştirilir. Bu bağlamda özellikle çok hassas olan ve daha ziyade kamu kurumları talep ve uygulamalarını buna göre belirleyebilirler. Ancak yukarıda örneği verilen havaalanlarında olduğu üzere genelde, sabit/statik ve tarama görevleri özel güvenlik, bunların görevlerini layıkıyla yapıp yapmadığını denetleme ve bir olay olduğunda hızlı müdahale için genel kolluk-özel güvenliğin birlikte görev yapması tercih edilebilir. Nitekim Spor Müsabakalarında da aynı anlayış hâkimdir. Bu konuda seçenek bol ve mevzuata uygundur.



Sonuç olarak bu tartışmalarda özel güvenlik sektörü biraz üzülmüştür. Ancak ne demişler “bir musibet, bin nasihate bedeldir.” Umarım sonucu iyi olur ve ortak akıl hâkim olur.



 



Yusuf Vehbi DALDA



Güvenlik ve Eğitim Uzmanı



KAYNAK: http://www.ozelguvenlikdunyasi.com/ozel-guvenlik-gercegi.html


Etiketler:
Bu haber toplam 1422 defa okundu
Arkadaşına Gönder
Yazıcı Çıktısı Al
YORUMLAR
 
Künye |

Reklam Verin |

Sitene Haber Ekle |

Bize Ulaşın

  © 2010 KarnetYazilim                             Yazılım ve Tasarım: Haber Sistemi